noun

siren

siren

We heard the loud wail of a police siren.

Polis sireninin yüksek sesli feryadını duyduk.

In the myth, sirens lured sailors to their death.

Mitte sirenler denizcileri ölüme çekerdi.

She was known as a silver screen siren.

Beyaz perdenin sireni olarak biliniyordu.

((bir/siren)) (yüksek sesli bir uyarı sesi çıkaran cihaz) I heard an ambulance siren.

((bir/siren)) (mitolojik bir yaratık) The sailors were tempted by the sirens.

((bir/siren)) (tehlikeli derecede çekici bir kadın) She was a siren of the silent film era.

Eş anlamlılar: alarm, korna (ses için); baştan çıkarıcı kadın, femme fatale (kadın için)

Yunanca 'Seirēn' kelimesinden gelir; bu, şarkılarıyla denizcileri cezbeden mitolojik yaratıkların adıdır.

Bir ambulans sireninin sesini düşünün - tıpkı mitolojik Sirenlerin şarkısı gibi, yüksek sesli, cezbedici bir dikkat çağrısıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.