adjective

stable

stabil, istikrarlı, dengeli

The patient is in a stable condition.

Hastanın durumu stabil.

It's important to have a stable government.

İstikrarlı bir hükümete sahip olmak önemlidir.

This ladder doesn't feel very stable.

Bu merdiven pek stabil hissettirmiyor.

(niteleme) sağlam bir şekilde sabitlenmiş veya değişmesi muhtemel olmayan Onun stabil bir işi var.

(yüklem) değişmesi muhtemel olmayan bir durumda Bina çok stabil.

Eş anlamlılar: istikrarlı, sağlam, dengeli; Zıt anlamlılar: istikrarsız, sallantılı

Latince 'stare' (ayakta durmak) kelimesinden gelen 'stabilis' (sağlam, sabit) kelimesinden türemiştir.

Devrilmeden sağlam bir şekilde 'ayakta durabilen' bir şey düşünün. İsim olan 'stable' (ahır) aynı kökü paylaşır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.