noun

stereotype

klişe, basmakalıp, stereotype

It's a common stereotype that all British people drink tea.

Tüm İngilizlerin çay içtiği yaygın bir klişedir.

We must challenge these harmful stereotypes.

Bu zararlı klişelere meydan okumalıyız.

a stereotype ((biri/bir şey hakkında)) bir grup hakkındaki sabit bir fikir Programcıların sosyal olmadığına dair bir klişe var.

bir stereotype yıkmak/kırmak sabit bir fikri çürütmek Teknolojideki kadınlar hakkındaki klişeleri kırmak için çok çalışıyor.

Eş anlamlılar: cliché, preconceived notion, generalization

Yunanca 'stereos' (katı) + 'typos' (izlenim) kelimelerinden. Başlangıçta bir baskı plakasıyken, sabit, orijinal olmayan bir imaj veya fikir anlamına gelmeye başladı.

Sadece tek 'tip' müzik çalan bir 'stereo' düşünün. Stereotip, bir 'tip' kişi veya grup hakkındaki sabit bir fikirdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.