noun

stock

stok, hisse senedi, çiftlik hayvanı, et suyu

We have a large stock of books.

Geniş bir kitap stoğumuz var.

He invested his money in stocks.

Parasını hisse senetlerine yatırdı.

The soup is made with chicken stock.

Çorba tavuk suyu ile yapılıyor.

The farmer keeps a lot of stock.

Çiftçi çok sayıda çiftlik hayvanı besliyor.

((bir stok)) bir şeyin stoğu Mağazanın geniş bir kışlık mont stoğu var.

((stokta / stokta yok)) mevcut / mevcut değil İstediğiniz ürün şu anda stokta yok.

((hisse senetleri)) hisse senetleri Hisse senetlerine ve paylara yatırım yapıyor.

Eş anlamlılar: (stok) envanter, rezerv; (hisse) pay, menkul kıymet

Eski İngilizce'de 'ağaç gövdesi, kütük' anlamına gelen 'stocc' kelimesinden gelir. Çeşitli anlamları, bir temel veya köken fikrinden gelişmiştir.

Türkçedeki 'stok' kelimesi doğrudan bir alıntıdır. Bir ağaç 'gövdesini' (stock) temel olarak düşünün. Mallar, finans ve aile soyu bu temelden gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.