verb

sue

dava etmek, dava açmak

She decided to sue the company for damages.

Şirkete tazminat davası açmaya karar verdi.

He threatened to sue them for breach of contract.

Onları sözleşmeyi ihlal ettikleri için dava etmekle tehdit etti.

((birini)) ((bir şey için)) (birine) (bir şey için) dava açmak She sued the company for unfair dismissal.

((birini)) ((yapmak için)) (bir şeyi yapmak için) (birine) dava açmak He sued to get his property back.

Eş anlamlılar: prosecute, litigate, take to court

Eski Fransızca'da 'takip etmek' anlamına gelen 'suire' kelimesinden, o da Latince 'sequi' kelimesinden gelir. Hukuki anlamı, mahkemede bir iddiayı 'takip etmekten' gelişmiştir.

Birinin "Sana dava açacağım!" (I'll SUE you!) dediğini hayal edin - bu güçlü ve ciddi bir eylemdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.