adjective

talented

yetenekli, kabiliyetli

She is a very talented musician.

O çok yetenekli bir müzisyen.

He is talented at painting.

Resim yapmada yeteneklidir.

yetenekli bir ((isim)) (doğal bir becerisi olan kişi) She is a talented musician.

((bir şeyde)) yetenekli (bir şey için doğal bir beceriye sahip olmak) He is talented at painting.

Synonyms: gifted, skilled; Antonyms: untalented, unskilled

Eski bir para birimi olan 'talent' kelimesinden gelir ve İncil'deki bir mesel aracılığıyla 'doğal yetenek' anlamına gelmiştir. '-ed' eki onu sıfat yapar.

'Yetenekli' insanların performans sergilediği bir 'yetenek' yarışması düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.