noun

tenderness

hassasiyet, şefkat, yumuşaklık

She treated the child with great tenderness.

Çocuğa büyük bir şefkatle davrandı.

There is some tenderness in the abdomen.

Karında biraz hassasiyet var.

The tenderness of the steak was amazing.

Bifteğin yumuşaklığı harikaydı.

((with tenderness)) şefkatle Çocuğa büyük bir şefkatle davrandı.

Eş anlamlılar: gentleness, kindness, soreness; Zıt anlamlılar: harshness, toughness

Latince 'tener' (yumuşak, narin) + bir durumu veya niteliği belirten '-ness' ekinden gelir.

Nazik olan 'tender' bir dokunuşu veya vücuttaki ağrıyan 'tender' bir noktayı düşünün. Kelime bu hassasiyet fikirlerini birbirine bağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.