noun

tins

konserve kutuları, teneke kutular

We need a few tins of tomatoes.

Birkaç kutu domatese ihtiyacımız var.

She collects old biscuit tins.

Eski bisküvi kutuları biriktiriyor.

((tins of sth.)) (bir şeyin) konserveleri I bought three tins of tomatoes.

Synonyms: cans (özellikle Amerikan İngilizcesinde)

Eski İngilizce'deki 'tin' (kalay metali) kelimesinden gelir. Anlamı, kalay kaplı çelikten yapılmış kapları kapsayacak şekilde genişlemiştir.

Bu, İngiliz İngilizcesinin önemli bir kelimesidir. Amerikalılar 'cans' of soup derken, İngilizler 'tins' of soup der. Bu farkı unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.