adjective

tricky

zor, hileli, aldatıcı, kurnaz

This is a tricky problem to solve.

Bu çözmesi zor bir problem.

He is a tricky customer to deal with.

O başa çıkması zor bir müşteri.

((bir)) zor ((isim)) başa çıkması veya yapması zor This is a tricky problem to solve.

((... yapmak)) zor (bir şeyi) yapmak zor It's tricky to explain the rules.

Synonyms: difficult, complicated; Antonyms: easy, simple

'trick' (hile) ve sıfat yapan '-y' ekinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'hilelerle dolu'.

'Zor' (tricky) bir problem, çözmeniz gereken gizli 'hileler' (tricks) olan bir bulmaca gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.