adjective

adamant

sert, inatçı, kararlı

He was adamant that he was not guilty.

Suçlu olmadığı konusunda ısrarcıydı.

She is adamant about her decision.

Kararı konusunda çok kararlı.

((that ...)) (...olduğu konusunda) ısrarcı olmak He was adamant that he was not guilty.

((about/in sth.)) (bir konuda) kararlı olmak She is adamant about her decision.

Eş anlamlılar: unshakeable, inflexible, stubborn; Zıt anlamlılar: flexible, yielding

Eski Fransızca 'adamant' kelimesinden, Latince 'adamas', Yunanca 'adamas' ('yenilmez') kelimesinden gelir. Başlangıçta efsanevi sert bir taşı, daha sonra elması ifade ediyordu.

Bir elmas kadar sert ve değişmez birini hayal edin. 'A dam' (bir baraj) hareket ettirilemez, bu yüzden 'adamant' (inatçı) olan biri de pozisyonundan hareket ettirilemez.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.