adjective

candid

samimi, içten, dürüst

Let me be candid with you.

Size karşı samimi olmama izin verin.

She gave a very candid interview.

Çok samimi bir röportaj verdi.

He took a candid photograph of his daughter.

Kızının doğal bir fotoğrafını çekti.

((birine karşı samimi olmak)) birine karşı dürüst olmak Let me be candid with you.

((samimi bir + isim)) dürüst bir (isim) He gave a candid response.

Eş anlamlılar: frank, honest; Zıt anlamlılar: guarded, secretive

Latince 'beyaz, saf, samimi' anlamına gelen 'candidus' kelimesinden. 'Candle' (mum) ile ilgilidir.

Gerçeği aydınlatan, hiçbir şeyi gölgede bırakmayan parlak beyaz bir 'mum' (candle) ışığı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.