noun

caretaker

hademe, kapıcı, bakıcı, vasi

The school caretaker locks the gates at night.

Okul hademesi geceleri kapıları kilitler.

He is the caretaker for his elderly parents.

Yaşlı anne babasının bakıcısı o.

A caretaker government was appointed.

Bir geçici hükümet atandı.

caretaker ((for/of sth./sb.)) (bir şeyin/birinin) hademesi/bakıcısı He is the caretaker for the estate.

Synonyms: janitor (US), custodian, keeper, guardian, carer

'care' (bakım) + 'taker' (alan kişi) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime. Bir yere veya kişiye 'bakan' kişi.

Kelimenin tam anlamıyla, bir binanın veya kişinin 'bakımını' ('care') 'üstlenen' ('takes') kişi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.