verb

caught

yakalamak, tutmak, kapmak, anlamak

The police caught the thief.

Polis hırsızı yakaladı.

I caught a cold last week.

Geçen hafta soğuk algınlığına yakalandım.

He was caught cheating on the exam.

Sınavda kopya çekerken yakalandı.

She caught the last train home.

Eve giden son trene yetişti.

((birini/bir şeyi)) yakalamak Kedi fareyi yakalamaya çalıştı.

((otobüs/tren/vb.)) (otobüse/trene/vb.) yetişmek Sabah 9 otobüsüne yetişmelisin.

((bir hastalık)) (bir hastalığa) yakalanmak Umarım soğuk algınlığına yakalanmam.

Eş anlamlılar: grab, seize, snatch; Zıt anlamlılar: release, drop

Latince 'captiare' (kovalamak) kelimesinden gelir, 'capture' (ele geçirmek) ile ilgilidir.

Bir 'kedinin' (cat) bir fareyi 'yakalamaya' (catch) çalıştığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.