noun

cockpit

kokpit, pilot mahalli

The pilot sat in the cockpit.

Pilot kokpitte oturdu.

The racing car has a very small cockpit.

Yarış arabasının çok küçük bir kokpiti var.

((bir şeyin)) kokpiti bir aracın kontrol alanı The cockpit of the plane was full of controls.

Synonyms: flight deck, control room

'cock' (horoz) + 'pit' (çukur). Başlangıçta horoz dövüşlerinin yapıldığı alan, daha sonra pilot için ayrılan kapalı alan anlamında kullanılmıştır.

Pilotun, bir dövüş çukurundaki horoz gibi, uçağı küçük bir 'çukurda' kontrol ettiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.