verb

command

emretmek, komuta etmek, yönetmek, hakim olmak

The officer commanded his soldiers to attack.

Subay askerlerine saldırmalarını emretti.

She commands a great deal of respect.

Büyük saygı görüyor.

The castle commands a view of the valley.

Kale, vadi manzarasına hakimdir.

((sb.)) ((to-inf)) (birine bir şey yapmasını) emretmek Subay askerlerine saldırmalarını emretti.

((sth.)) (saygı vb.) görmek, kazanmak Büyük saygı görüyor.

Eş anlamlılar: order, direct, instruct; Zıt anlamlılar: obey, follow, submit

Latince `commendare` ('emanet etmek') kelimesinden, Eski Fransızca `comander` yoluyla, `com-` (yoğunlaştırıcı önek) + `mandare` ('emretmek') kelimelerinden türemiştir.

Askeri bir komutanın birliklerine komut verdiğini hayal edin. Komutanın eylemi 'to command'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.