verb

confuse

kafasını karıştırmak, karıştırmak

The instructions completely confused me.

Talimatlar kafamı tamamen karıştırdı.

Don't confuse me with my twin sister.

Beni ikiz kardeşimle karıştırma.

You are confusing the issue.

Meseleyi karıştırıyorsun.

((sth.)) to confuse ((sb.)) (bir şeyin) (birinin) kafasını karıştırması Garip harita turistlerin kafasını karıştırdı.

to confuse ((A)) with ((B)) (A)'yı (B) ile karıştırmak İnsanlar beni sık sık kardeşimle karıştırır.

Eş anlamlılar: şaşırtmak, afallatmak; Zıt anlamlılar: açıklığa kavuşturmak, açıklamak

Latince 'con-' (birlikte) + 'fundere' (dökmek) kelimelerinden gelir, 'birlikte dökmek, karıştırmak' anlamına gelir.

Farklı şeyleri hepsi karışana ve belirsizleşene kadar birlikte döktüğünüzü ('con-' + 'fuse') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.