noun

curfew

sokağa çıkma yasağı

My parents set a strict curfew.

Ailem katı bir sokağa çıkma yasağı koydu.

The city is under a nighttime curfew.

Şehir gece sokağa çıkma yasağı altında.

((sokağa çıkma yasağı)) koymak to set a ((curfew)) My parents set a strict curfew.

((sokağa çıkma yasağı)) altında olmak to be under a ((curfew)) The city is under a curfew.

Eş anlamlılar: son tarih, zaman sınırı

Eski Fransızca'da 'ateşi ört' anlamına gelen 'cuevre-feu' kelimesinden gelir. Orta çağda, geceleri ateşlerin söndürülmesi gerektiğini bildiren bir çan çalınırdı.

'Ateşi örtüp' (cuevre-feu) çok geç olmadan eve gitmek zorunda olduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.