noun

agitation

ajitasyon, telaş, heyecan, kışkırtma

He was in a state of great agitation.

Büyük bir telaş içindeydi.

The political agitation led to protests.

Siyasi kışkırtma protestolara yol açtı.

The agitation of the liquid helps it dissolve.

Sıvının çalkalanması çözülmesine yardımcı olur.

((bir ~ hali)) bir endişe veya sinirsel heyecan durumu Büyük bir telaş içindeydi.

((siyasi/kamu ~)) sosyal veya siyasi değişim için halka açık tartışma veya eylem Siyasi kışkırtma protestolara yol açtı.

((bir şeyin ~si)) bir şeyi karıştırma veya çalkalama eylemi Sıvının çalkalanması çözülmesine yardımcı olur.

Eş anlamlılar: anksiyete, kargaşa, rahatsızlık; Zıt anlamlılar: sakinlik, huzur, sükunet

Latince 'agitatio' kelimesinden, o da 'agitare' (sürekli harekete geçirmek) fiilinden gelir. '-ion' eki bir eylem veya durumu belirtir.

Bir çamaşır makinesinin 'ajitasyon' (çalkalama) döngüsünde olduğunu, tıpkı duyguların veya bir kalabalığın kışkırtılabileceği gibi, bir şeyleri karıştırdığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.