adjective

disappointed

hayal kırıklığına uğramış, hüsrana uğramış

I was disappointed with the result.

Sonuçtan dolayı hayal kırıklığına uğradım.

She was disappointed that he didn't call.

Aramadığı için hayal kırıklığına uğradı.

He was a disappointed man.

O, hayal kırıklığına uğramış bir adamdı.

((olmak)) hayal kırıklığına uğramış ((ile/yüzünden bir şey)) bir şey beklediğiniz kadar iyi olmadığı için mutsuz olmak. Sonuçtan dolayı hayal kırıklığına uğradım.

((olmak)) hayal kırıklığına uğramış ((birinde)) yanlış bir şey yaptığı için birinden mutsuz olmak. Sende hayal kırıklığına uğradım.

((olmak)) hayal kırıklığına uğramış ((ki ...)) umduğunuz bir şey olmadığı için mutsuz olmak. Aramadığı için hayal kırıklığına uğradı.

Synonyms: let down, unhappy (mutsuz); Antonyms: pleased, satisfied (memnun)

'dis-' (olumsuzluk) öneki ve 'appoint' (atamak, kararlaştırmak) kelimesinden gelir. Aslında atanmış bir pozisyondan alınmak anlamına geliyordu.

Bir 'appointment' (randevu) iptal edildiğinde veya kötü gittiğinde hissettiğiniz duygu. 'Dis-appointed' olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.