disgrace
Çeviri
rezalet, yüz karası, utanç
Örnekler
He brought disgrace on his family.
Ailesinin yüz karası oldu.
It's a disgrace that the hospital is so dirty.
Hastanenin bu kadar kirli olması bir rezalet.
She left the company in disgrace.
Şirketten yüz karasıyla ayrıldı.
Dilbilgisi Kalıpları
to bring disgrace on ((sb./sth.)) (birine/bir şeye) yüz karası olmak He brought disgrace on the whole team.
to be a disgrace rezalet olmak Your behaviour was a disgrace.
in disgrace yüz karasıyla He resigned in disgrace.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'dis-' (değil, zıttı) + 'grace' (lütuf, zarafet). Gözden düşmüş olma durumu.
Hafıza İpuçları
'dis-grace' kelimesini zarafet veya onur sahibi olmanın zıttı olarak düşünün. Lütfunu kaybedersen, rezil olursun.