dismiss
Çeviri
kovmak, reddetmek, dağıtmak, önemsememek
Örnekler
She was dismissed from her job for misconduct.
Kötü davranışları nedeniyle işinden kovuldu.
He dismissed the idea as ridiculous.
Fikri saçma bularak reddetti.
The teacher dismissed the class early.
Öğretmen sınıfı erken dağıttı.
Dilbilgisi Kalıpları
((birini)) ((bir yerden)) (birini) bir işten çıkarmak Görevinden alındı.
((bir şeyi)) ((olarak)) (bir şeyin) önemli olmadığına karar vermek Endişelerini önemsiz olarak nitelendirdi.
((birini)) (birinin) gitmesine izin vermek Sınıf saat 3'te dağıtıldı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'dis-' (uzak) + 'mittere' (göndermek) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'uzağa göndermek'.
Hafıza İpuçları
'dis-MISS' (Bayan'ı göndermek) gibi düşünün – artık ihtiyaç duyulmadığı için bir 'Bayan'ı (bir kişiyi) gönderiyorsunuz.