noun

disruption

aksama, kesinti, bozulma

The strike caused a major disruption to train services.

Grev, tren seferlerinde büyük bir aksamaya neden oldu.

There was a small disruption during the meeting.

Toplantı sırasında küçük bir kesinti oldu.

((bir şeyde)) aksama a disruption to (sth.) The bad weather caused disruption to flights.

Eş anlamlılar: aksama, kesinti; Zıt anlamlılar: devamlılık, düzen

Latince 'dis-' (ayrı) + 'rumpere' (kırmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'parçalara ayırma'.

Normal akışta bir 'kopma' veya kesinti olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.