verb

dissuade

vazgeçirmek, caydırmak

I tried to dissuade him from leaving.

Onu gitmekten vazgeçirmeye çalıştım.

Her parents dissuaded her from that career.

Ailesi onu o kariyerden vazgeçirdi.

((sb.)) ((-den/-dan)) (birini) (bir şeyden) vazgeçirmek Onu gitmekten vazgeçirmeye çalıştım.

Synonyms: caydırmak, vazgeçirmek; Antonyms: ikna etmek, teşvik etmek

Latince `dis-` (uzak, ayrı) + `suadere` (ikna etmek, teşvik etmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyden uzaklaşmaya ikna etmek' demektir.

Bunu 'persuade' (ikna etmek) kelimesinin karşıtı olarak düşünün. 'dis-' öneki genellikle olumsuzluk belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.