noun

distinction

ayrım, fark, üstünlük, onur

There's a clear distinction between the two concepts.

İki kavram arasında net bir ayrım var.

She is a writer of great distinction.

O, büyük bir üne sahip bir yazardır.

He passed his exams with distinction.

Sınavlarını başarıyla geçti.

a distinction between ((bir şey)) and ((bir şey)) (bir şey) ile (bir şey) arasındaki ayrım Bilmek ile anlamak arasında bir ayrım vardır.

with distinction üstün başarıyla Üstün başarıyla mezun oldu.

Synonyms: fark, karşıtlık, mükemmellik; Antonyms: benzerlik, sıradanlık

Latince 'distinguere' (ayırt etmek) kelimesinden, 'dis-' (ayrı) ve 'stinguere' (delmek, işaretlemek) köklerinden gelir. Asıl anlamı 'ayrı işaretlemek'tir.

Bir şeyleri ayırmak için 'belirgin' bir işaret koyduğunuzu düşünün. Bu işaret, bir onur nişanı gibi mükemmelliği de ifade edebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.