distinguished
Çeviri
seçkin, saygın, tanınmış
Örnekler
He is a distinguished professor of history.
O, seçkin bir tarih profesörüdür.
She had a very distinguished appearance.
Çok seçkin bir görünüşü vardı.
Dilbilgisi Kalıpları
(isimden önce) seçkin, saygın. Seçkin bir profesör ders verdi.
((as sth.)) olarak seçkin. Yazar olarak seçkindir.
((for sth.)) ile tanınan. Aile, askerlik hizmetiyle tanınır.
Benzer Kelimeler
Synonyms: eminent, renowned, notable; Antonyms: unknown, ordinary
Etimoloji
'distinguish' fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'Ayrı veya farklı olarak işaretlenmiş' anlamından gelişmiştir.
Hafıza İpuçları
'Distinguished' biri kalabalıktan sıyrılır, onu başarıları veya görünüşüyle 'ayırt edebilirsiniz'.