noun

effect

etki, sonuç, tesir

The medicine had an immediate effect.

İlacın anında bir etkisi oldu.

The new law comes into effect next month.

Yeni yasa gelecek ay yürürlüğe giriyor.

His personal effects were sent to his family.

Kişisel eşyaları ailesine gönderildi.

bir etki ((bir şey/biri üzerinde)) (bir şey/biri) üzerinde bir etki The medicine had an effect on me.

yürürlüğe girmek faaliyete geçmek The new law comes into effect next month.

etki göstermek sonuç vermeye başlamak The changes will take effect immediately.

Eşanlamlılar: result, consequence, impact; Zıtanlamlılar: cause

Latince 'effectus' (bir tamamlama), 'efficere' (çalışmak, başarmak) kelimesinden gelir, bu da 'ex-' (dışarı) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden oluşur.

'Effect' genellikle bir isimdir (sonuç), 'affect' ise genellikle bir fiildir (etkilemek). Unutmayın: The Effect is the End result (Etki, Nihai sonuçtur).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.