noun

embarrassment

utanç, mahcubiyet

To my embarrassment, I couldn't remember her name.

Utanarak söylüyorum ki, onun adını hatırlayamadım.

He is an embarrassment to his family.

O, ailesi için bir utanç kaynağı.

((biri için)) utanç ((kaynağı)) biri için utanca neden olan şey O, takım için bir utanç kaynağı.

((birinin)) utancına bir şeyin birini utandırdığını söylemek için kullanılır Utanarak söylüyorum ki, repliklerimi unuttum.

Synonyms: shame, humiliation, awkwardness; Antonyms: pride, confidence

'embarrass' fiili + bir eylemi, durumu veya sonucu belirten isimler oluşturan '-ment' eki.

'-ment' eki genellikle bir fiili, o fiilin eyleminin durumunu veya sonucunu temsil eden bir isme dönüştürür. Yani, 'embarrass' (fiil) 'embarrassment' (utanmış olma durumu) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.