example
Çeviri
örnek, misal, numune
Örnekler
Can you give me an example?
Bana bir örnek verebilir misin?
He is a good example to others.
Başkaları için iyi bir örnektir.
This is a classic example of his work.
Bu, onun çalışmalarının klasik bir örneğidir.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyin örneği)) türünün karakteristik bir örneği Bu, onun resminin iyi bir örneğidir.
((örnek olmak)) başkalarının örnek alması gereken şekilde davranmak Kız kardeşine iyi bir örnek olmalısın.
((örneğin)) bir konuyu açıklayan bir şey sunmak için kullanılır Örneğin, bir mektup yazabilirsin.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'örnek, model' anlamına gelen 'exemplum' kelimesinden gelir, bu da 'dışarı çıkarmak' anlamına gelen 'eximere'den türemiştir.
Hafıza İpuçları
Başkalarının görmesi için 'dışarı çıkarılmış' ('ex-') bir 'numune' (sample) olarak düşünün.