verb

filter

filtrelemek, süzmek

You should filter the water before drinking it.

İçmeden önce suyu filtrelemelisin.

The system filters out unwanted emails.

Sistem istenmeyen e-postaları filtreliyor.

Sunlight filtered through the leaves.

Güneş ışığı yaprakların arasından süzülüyordu.

((sth.)) (-i) filtrelemek/süzmek İçmeden önce suyu filtrelemelisin.

((sth.)) out (-i) ayıklamak/filtrelemek Sistem istenmeyen e-postaları filtreliyor.

Eş anlamlılar: strain, sift, purify

Eski Fransızca `filtrer` kelimesinden, o da sıvıları süzmek için kullanılan Orta Çağ Latincesi `filtrum` ('keçe') kelimesinden gelmektedir.

Kahveyi telvesinden ayırmak için bir kağıt 'filtre'den geçirdiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.