noun

flurry

telaş, koşuşturma, ani kar sağanağı

A flurry of snow fell overnight.

Gece boyunca hafif bir kar yağdı.

There was a flurry of activity before the event.

Etkinlikten önce bir faaliyet telaşı vardı.

The news caused a flurry of excitement.

Haber bir heyecan telaşına neden oldu.

bir ((bir şey)) telaşı ani, kısa bir şey dönemi Bir faaliyet telaşı vardı.

Eş anlamlılar: patlama, acele, kargaşa, sağanak (kar)

Kökeni belirsiz, muhtemelen yansıma bir kelime, 'flutter' (çırpınmak) veya 'hurry' (acele etmek) ile ilgili.

Bir kuşun kanatlarıyla hızlı, ani bir hareketle bir 'telaş' yarattığını hayal edin. Bu, hem kar hem de faaliyet anlamlarına bağlanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.