noun

ambivalence

kararsızlık, ikilem, çelişik duygular

She felt a sense of ambivalence towards her new job.

Yeni işine karşı bir kararsızlık hissetti.

((kararsızlık)) ((karşı)) bir şeye karşı karışık duygular beslemek Yeni işine karşı kararsızlık hissetti.

Eş anlamlılar: uncertainty, doubt, indecision; Zıt anlamlılar: certainty, conviction

`ambi-` ('her ikisi') + Latince `valentia` ('güç'). 'Her iki tarafta da güç' olması anlamına gelir, bu da çelişkili duygulara yol açar.

Bir 'ambulansın' 'her iki' (`ambi-`) yöne de çekildiğini (`valentia` = güç) ve nereye gideceğinden emin olamadığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.