noun

fuzzyness

bulanıklık, tüylülük, belirsizlik

The fuzzyness of the peach skin felt soft.

Şeftali kabuğunun tüylülüğü yumuşak hissettirdi.

The fuzzyness of the old photo made it hard to see.

Eski fotoğrafın bulanıklığı görmeyi zorlaştırdı.

There is a certain fuzzyness in his logic.

Onun mantığında belirli bir belirsizlik var.

((the)) fuzzyness ((of sth.)) (bir şeyin) tüylülüğü/bulanıklığı The fuzzyness of the peach skin felt soft.

Eş anlamlılar: bulanıklık, belirsizlik, pusluluk; Zıt anlamlılar: netlik, keskinlik, kesinlik

'fuzzy' (tüylü, bulanık) sıfatından ve bir durumu veya niteliği belirten '-ness' ekinden türemiştir.

Bir şeftalinin üzerindeki 'tüyleri' (fuzz) veya eski bir TV ekranındaki 'karıncalanmayı' (fuzz) düşünün. '-ness' eki bu niteliği bir isme dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.