adjective

grim

kasvetli, sert, amansız, kararlı

The news from the front line was grim.

Cepheden gelen haberler kasvetliydi.

He had a grim expression on his face.

Yüzünde sert bir ifade vardı.

They held on with grim determination.

Amansız bir kararlılıkla dayandılar.

kasvetli olmak ciddi veya iç karartıcı olmak The news was grim.

kasvetli bir ((isim)) ciddi veya sert bir isim He had a grim expression.

amansız bir ((isim)) ile yılmaz bir isimle They held on with grim determination.

Synonyms: kasvetli, sert, ciddi; Antonyms: neşeli, hoş

Eski İngilizce'de 'şiddetli, zalim, vahşi' anlamına gelen 'grimm' kelimesinden gelir. Almanca 'grimmig' ile ilgilidir.

Her zaman ciddi ve ürkütücü tasvir edilen ölümün kişileştirilmiş hali 'Azrail'i (Grim Reaper) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.