noun

hood

kapüşon, davlumbaz, tente, başlık

He pulled his hood up against the rain.

Yağmura karşı kapüşonunu çekti.

We need to clean the cooker hood.

Ocak davlumbazını temizlememiz gerekiyor.

It's a convertible car with a canvas hood.

Kanvas tenteli üstü açılır bir araba.

kapüşonlu bir ((palto/ceket)) ekli bir başlığı olan bir giysi Yağmura karşı kapüşonunu çekti.

bir ((ocak)) davlumbazı buharı gidermek için ocağın üzerindeki bir cihaz Ocak davlumbazını temizlememiz gerekiyor.

Eş anlamlılar: kukuleta (giyim için); kanopi, kapak (nesneler için)

Eski İngilizce'deki 'hōd' kelimesinden gelir, 'hat' (şapka) ve 'head' (baş) ile ilgilidir. Temel fikir başı örten bir şeydir.

Bir 'hood' (kapüşon) başınızı gizler, tıpkı bir 'cooker hood' (davlumbaz) fanı gizlediği gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.