conjunction

if

eğer, -se/-sa, acaba

If it rains, we will stay inside.

Eğer yağmur yağarsa, içeride kalacağız.

I don't know if he is coming.

Gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.

If you would wait a moment, please.

Bir dakika beklerseniz, lütfen.

((cümlecik)) eğer, -se/-sa (bir şeyin başka bir şeye bağlı olarak olabileceğini, olacağını veya olabileceğini söylemek için kullanılır) If you see him, say hello.

((cümlecik)) -ıp/-ip ...-mediği ('whether' anlamında kullanılır) I asked him if he was happy.

Synonyms: provided that (şartıyla), on condition that (koşuluyla), whether (-ip ...-mediği)

Eski İngilizce'de 'eğer' anlamına gelen 'gif' kelimesinden gelir.

Bir koşul veya olasılık belirten çok kısa ama güçlü bir kelime. Bir yol ayrımı düşünün: 'eğer' sola gidersen... 'eğer' sağa gidersen...

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.