noun

imbalance

dengesizlik, orantısızlık

There is a chemical imbalance in the brain.

Beyinde kimyasal bir dengesizlik var.

The trade imbalance between the countries grew.

Ülkeler arasındaki ticaret dengesizliği büyüdü.

((bir şeyde)) dengesizlik (bir şeydeki) denge eksikliği Sistemde bir dengesizlik var.

((A)) ile ((B)) arasında dengesizlik (A ile B arasındaki) denge eksikliği Arz ve talep arasında bir dengesizlik var.

Synonyms: disparity, inequality, disproportion; Antonyms: balance, equilibrium

'im-' (değil) öneki + 'balance' (denge) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla dengede olmama durumudur.

Bir tarafı diğerinden daha aşağıda olan, dengede olmayan bir terazi hayal edin. Bu bir 'dengesizlik' (imbalance) durumudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.