noun

indifference

ilgisizlik, kayıtsızlık, umursamazlık

His indifference to her suffering was shocking.

Onun acısına karşı kayıtsızlığı şok ediciydi.

She feigned indifference, but I knew she was upset.

İlgisizmiş gibi davrandı ama üzgün olduğunu biliyordum.

((bir şeye/birine)) karşı ilgisizlik indifference to (sth./sb.) His indifference to her suffering was shocking.

Eş anlamlılar: apathy (duygusuzluk), nonchalance (kayıtsızlık); Zıt anlamlılar: concern (endişe), interest (ilgi)

Latince 'in-' (değil) + 'differre' (farklı olmak) kelimelerinden gelir. 'Ayrım yapmamak' anlamı 'ilgi eksikliği'ne dönüşmüştür.

'in-different' (farklı olmayan) olarak düşünün: benim için fark etmez, bu yüzden umursamıyorum. Bu, ilgi eksikliğini gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.