lay
Çeviri
koymak, sermek, yumurtlamak
Örnekler
She laid the book on the table.
Kitabı masanın üzerine koydu.
The hen laid an egg this morning.
Tavuk bu sabah bir yumurta yumurtladı.
They are laying the foundations for the new house.
Yeni evin temellerini atıyorlar.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) ((bir yere)) (bir şeyi) (bir yere) koymak She laid the book on the table.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: place, put, set; Zıt anlamlılar: lift, raise. Genellikle geçişsiz fiil olan 'lie' (uzanmak) ile karıştırılır.
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'yerleştirmek' anlamına gelen 'lecgan' kelimesinden gelir, Almanca 'legen' ile ilişkilidir.
Hafıza İpuçları
'lay something down' (bir şeyi koymak) şeklinde hatırlayın. Her zaman bir nesne gerektiren geçişli bir fiildir. Bir tavuk yumurta 'lay' yapar (yumurtlar).