adjective

lenient

hoşgörülü, müsamahakar, yumuşak

The judge was lenient with the young offender.

Hâkim genç suçluya karşı hoşgörülüydü.

Her parents were not very lenient.

Ailesi pek hoşgörülü değildi.

((with sb.)) (-e karşı) hoşgörülü olmak Hâkim genç suçluya karşı hoşgörülüydü.

Eş anlamlılar: merciful, tolerant, forgiving; Zıt anlamlılar: strict, severe

Latince 'yumuşak, ılıman' anlamına gelen 'lenis' kelimesinden gelir.

Birine karşı kolaylık sağlamaya 'eğilimli' (lean) olduğunuzu düşünün, bu yüzden hoşgörülüsünüz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.