adverb

meanwhile

bu arada, aynı anda

I'll do the washing-up. Meanwhile, you can dry the dishes.

Ben bulaşıkları yıkayacağım. Bu arada sen de tabakları kurulayabilirsin.

The flight will be announced soon. Meanwhile, let's get a coffee.

Uçuş yakında anons edilecek. O zamana kadar hadi bir kahve içelim.

((cümle)). Meanwhile, ((cümle)). Bu arada, ... I'll do the washing-up. Meanwhile, you can dry the dishes.

Eş anlamlılar: in the meantime, at the same time

'mean' (orta, ara) ve 'while' (süre, zaman aralığı) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'ara zamanda' demektir.

Paralel olarak gerçekleşen iki eylem düşünün. Bir eylem olurken, 'bu arada' (meanwhile) diğeri gerçekleşir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.