adjective

moved

duygulanmış, etkilenmiş

I was deeply moved by the film.

Filmden derinden etkilendim.

She was moved to tears by his kindness.

Onun nezaketi karşısında gözyaşlarına boğuldu.

((bir şeyden)) etkilenmek (bir şeyden) duygusal olarak etkilenmek Konuşmasından etkilendim.

((bir şeye kadar)) etkilenmek (duygusal bir tepki) noktasına kadar etkilenmek Gözyaşlarına boğuldu.

Eş anlamlılar: touched, affected, stirred; Zıt anlamlılar: unmoved, indifferent

'to move' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve duygusal olarak etkilenmiş olma durumunu tanımlamak için sıfat olarak kullanılır.

Duygularınızın nötr bir durumdan hisli bir duruma fiziksel olarak 'hareket ettirildiğini' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.