verb

arraign

mahkemeye çıkarmak, suçlamak, itham etmek

He was arraigned on a charge of murder.

Cinayet suçlamasıyla mahkemeye çıkarıldı.

She was arraigned for her controversial views.

Tartışmalı görüşleri nedeniyle suçlandı.

((sb.)) ((on a charge of sth.)) (birini) (bir suçla) mahkemeye çıkarmak. He was arraigned on a charge of murder.

((sb.)) ((for sth.)) (birini) (bir şey için) suçlamak. She was arraigned for her controversial views.

Eş anlamlılar: indict (dava açmak), charge (suçlamak), accuse (itham etmek); Zıt anlamlılar: acquit (beraat ettirmek), exonerate (aklamak)

Eski Fransızca 'araisnier' (hesap sormak) kelimesinden, Latince 'ad' (yönelme) + 'rationem' (sebep, hesap) kelimelerinden türemiştir. Kelimenin tam anlamı 'hesap sormak'tır.

Mahkemede bir suçlama 'yağmuru' (a rain) gibi düşünün. Birinin eylemlerinin nedenlerini bir yargıç önünde 'düzenlemesi' (arrange) gerektiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.