noun

pedestal

kaide, heykel tabanı, ayak

The statue rests on a marble pedestal.

Heykel mermer bir kaide üzerinde duruyor.

She put her hero on a pedestal.

Kahramanını baş tacı etti.

((bir şey)) için bir kaide (bir şey) için bir temel görevi görmek Yeni anıt için bir kaide inşa ettiler.

((birini)) baş tacı etmek (birine) büyük hayranlık duymak Birçok hayran ünlüleri baş tacı eder.

Eş anlamlılar: base, stand, plinth

Latince 'pes' (ayak) ve 'stylus' (sütun) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'bir sütunun ayağı'dır.

Bir tezgâhın (stall) üzerindeki bir evcil hayvanı (pet) düşünün. Mecazi olarak, 'birini baş tacı etmek' (to put someone on a pedestal), onu eleştirmeden hayran olmak demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.