noun

pride

gurur, kibir, onur, aslan sürüsü

He takes pride in his work.

İşiyle gurur duyuyor.

Her pride was hurt by the criticism.

Eleştiri gururunu incitti.

We saw a pride of lions on the safari.

Safaride bir aslan sürüsü gördük.

pride in ((sth./sb.)) (bir şey/birisiyle) gurur duymak He takes great pride in his children's success.

a source of pride gurur kaynağı His daughter is a great source of pride for him.

a pride of lions aslan sürüsü A pride of lions rested in the shade.

Eş anlamlılar: self-esteem, dignity; Zıt anlamlılar: humility, shame

Eski İngilizce'de 'aşırı özsaygı' anlamına gelen 'prȳde' kelimesinden gelir ve 'proud' sıfatıyla ilişkilidir.

Ormanın kralı gururlu bir aslanın 'pride'ını (sürüsünü) yönettiğini hayal edin. Bu, iki anlamı birbirine bağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.