conjunction

provided

şartıyla, koşuluyla

You can go out, provided you finish your homework.

Ödevini bitirmen şartıyla dışarı çıkabilirsin.

He will lend you the money, provided that you pay it back.

Geri ödemen koşuluyla sana borç para verecek.

provided (that) + [cümlecik] şartıyla Dikkatli olman şartıyla gidebilirsin.

Synonyms: if, on the condition that, as long as

'Sağlamak' anlamına gelen 'provide' fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir, kelimenin tam anlamıyla '...sağlanmış olması şartıyla' demektir.

Bunu bir 'hüküm' (provision) veya koşul belirlemek gibi düşünün. 'Önce sen bana yardım edersen, ben de yardım ederim.'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.