pull
Çeviri
çekmek, asılmak
Örnekler
Pull the door to open it.
Açmak için kapıyı çek.
He pulled a muscle in his back.
Sırtındaki bir kası incitti.
The dentist had to pull a tooth.
Diş hekimi bir dişi çekmek zorunda kaldı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) çekmek. Halatı çek.
((bir şeyi)) ((bir yerden)) çıkarmak. Raftan bir kitap çekti.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: asılmak, sürüklemek; Zıt anlamlılar: itmek, kakmak
Etimoloji
Eski İngilizce'deki *pullian* ('koparmak, kapmak') kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Halat çekme oyununda bir ipi 'çektiğinizi' hayal edin. 'İtmek' (push) kelimesinin zıttıdır.