noun

accolade

ödül, övgü, takdir

She received the highest accolade from the critics.

Eleştirmenlerden en yüksek övgüyü aldı.

Winning the Nobel Prize is the ultimate accolade.

Nobel Ödülü'nü kazanmak en büyük onurdur.

((an accolade)) ((for sth.)) (bir şey için) bir ödül/övgü Çalışması için bir övgü aldı.

((the highest/ultimate accolade)) en yüksek onur Ödülü kazanmak en büyük onurdur.

Eş anlamlılar: award, honor, praise, tribute; Zıt anlamlılar: criticism

Latince 'ad-' (yönelme) + 'collum' (boyun) kelimelerinden gelir. Aslen şövalyelik unvanı verilirken yapılan kucaklaşma.

Bir ödül olarak birinin boynunuza bir madalya 'kolyesi' taktığını hayal edin. 'Accolade' kulağa süslü bir ödül gibi geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.