resent
Çeviri
gücenmek, içerlemek, alınmak
Örnekler
He resents the fact that he was not promoted.
Terfi ettirilmemesine güceniyor.
She resented him for his constant criticism.
Sürekli eleştirileri yüzünden ona gücendi.
I resent being treated like a child.
Çocuk gibi davranılmasından hoşlanmıyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeye) gücenmek She resents his success.
((-ing)) (bir şey yapmaya) gücenmek He resents having to work late.
((sb.)) ((for -ing)) (birine) (bir şey yaptığı için) gücenmek I resent her for lying to me.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Fransızca 'ressentir' (tekrar hissetmek) kelimesinden gelir, 're-' (yoğunlaştırıcı ek) + 'sentir' (hissetmek) köklerinden oluşur. Anlamı 'öfke veya burukluk hissetmek' olarak değişmiştir.
Hafıza İpuçları
're-sent' (geri gönderildi) gibi düşünün. Bir şeye o kadar sinirlisiniz ki onu tekrar tekrar 'geri göndermek' istiyorsunuz.