adjective

auspicious

hayırlı, umut verici, uğurlu

It was an auspicious start to the new year.

Yeni yıla hayırlı bir başlangıçtı.

The timing for the launch was auspicious.

Lansman için zamanlama uğurluydu.

bir auspicious ((isim)) hayırlı bir (isim) It was an auspicious start to the new year.

Eş anlamlılar: promising, favorable, propitious (umut verici, elverişli); Zıt anlamlılar: inauspicious, ominous (uğursuz)

Latince 'auspicium' (kuş gözlemiyle kehanet), 'avis' (kuş) + 'specere' (bakmak) kelimelerinden gelir. Aslen 'iyi alamet' anlamına geliyordu.

Eski Romalıların işaretlerin iyi olup olmadığını görmek için kuşları ('avis') izlediğini ('spectating') düşünün. 'Auspicious' bir işaret, başarının muhtemel olduğu anlamına geliyordu.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.