noun

self-consciousness

çekingenlik, sıkılganlık, özbilinç

His self-consciousness made him quiet at the party.

Çekingenliği partide sessiz kalmasına neden oldu.

She spoke without any self-consciousness.

Hiç çekinmeden konuştu.

a feeling of self-consciousness bir çekingenlik hissi. His self-consciousness made him quiet at the party.

Eş anlamlılar: beceriksizlik, utangaçlık; Zıt anlamlılar: güven, doğallık

'self' (kendi) ve 'consciousness' (bilinç) kelimelerinin birleşimidir. Kişinin kendisinin rahatsız edici bir şekilde farkında olması.

'Kendi'nizin (self) çok fazla 'bilincinde' (conscious) olduğunuzu ve başkalarının sizi nasıl gördüğünü düşündüğünüzü hayal edin, bu da sizi garip hissettirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.